Çingenlerin adı, vatanı, dini ve dili üzerine internette yayınlanmış pek çok yazı bulunuyor ve anlaşılan o ki tarih köklerin Hindistan’dan doğduğu konusunda hemfikir. Her ne kadar yazılanlar aydınlatıcı olsa da ‘bilinmezlik’ madalyonun öbür yüzü.

Hangi toprakta doğup yayıldıkları aslında kullandıkları dil ile ilişkilendirilmiş ve 18.yy.’ın sonuna doğru, dillerinden hareketle vatanlarının Hindistan olduğu kesin bir biçimde saptanabilmiş.

Çingeneler kendilerine ‘Rom’ (dişil Romni) kullandıkları dile ise ‘Romani ‘diyorlar. Bir cins isim olan bu sözcük ‘adam, insan’ anlamına geliyor ve bugün hâlâ Hindistan’da rastlanan düşük bir kastın adı olan Sanskritçe Domba sözcüğünden türetilmiş. (Hindu dilinde domb, dişil domnï, Pencapça dũm) Dil bilimciler Romani dilinin temelinde, Hint-Ari dillerinin (Hindu dili, Racastanca) merkez grubu içinde yer alan –ve bugüne kadar hep iddia edildiği üzere Kuzeybatı Hindistan’da yerleşik olmayan- bir Orta Hindistan lehçesi yatmakta olduğunu söylüyor.

Çingenelerin Hintçe konuşulan bu bölgeden neden ve ne zaman ayrıldığı konusu ise bir başka belirsizlik.   

Vikipedi bu noktada  3 ayrı teori ile karşımıza çıkıyor ;

  • Gazneli Mahmut’un Sindh ve Penjap’ı işgali sırasında 500.000 Hintliyi esir aldığı bilinmekte olup, Hindistan’ı fetheden Müslümanların, Romanları köle olarak alıp ülkelerine götürülmesi en yaygın teoridir.
  • En düşük kast olduğu sanılan Romanların, Müslüman fatihlere karşı paralı asker olarak olarak kullanılmış olabilirler ki, yenilginin ardından göç etmek zorunda kalmış olabilirler.
  • Firdevsi’nin Şehnamesi’ne göre MS 420 yılında vatanlarını (Hindistan, Karaçi) terkedip dünyaya yayılan 12.000 kişilik Luri halkı eğer Romanlarsa dünyaya yayılmalarının Hindistan’ın işgali ile ilişkisi olamaz.

Yaygın olan adresleme ise Firdevsî’nin Şeyhnamesi; burda geçen betimlemeye göre (yaklaşık M.S. 1000), Çingeneler’e çok benzeyen göçer bir kavim olan Luriler M.S. 420 yılında 12 bin kişiyle Hindistan’ı terk etmiş ve daha sonra da başka yolculuklara çıkmaya devam etmişler.

Çingeneler’in Avrupa’ya ve oradan da Yeni Dünya’ya yayılmaları 15. yüzyılın başlarında gerçekleşmiş. Bu konudaki ilk belgeler 1416 yılında Transilvanya Kronstadt’da ortaya çıkmış. Takip eden yıllarda, pek çok Avrupa kentine ait Kroniklerde, kendilerine Hıristiyan hacı süsü veren ve Mısır’dan geldiklerini iddia eden Çingene gruplarının ziyaretinden bahsedilir olmuş. Bununla birlikte Çingeneler’in göç yolları hakkında yine  ‘Romani’ ışık tutmuş keza bu dilde bulunan Yunanca sözcüklerin oranın oldukça fazla ve ayrıca Farsça ve Ermenice’den de çok sayıda sözcük geçmiş olduğu anlaşılmış. Romani’ye benzer dilleri olan Çingene kavimlerine, bugün Ermenistan ve Suriye’de hâlâ rastlanmakta.

göç yolları

Reklamlar